Sizi Yoran Bir İşten Ayrılmadan Önce Atmanız Gereken, Bilimsel Olarak Kanıtlanmış 7 Adım

Eşyalarınızı ofisinize ilk yerleştirdiğinizde, yeteneklerinizi kullanmak ve yeni iş arkadaşlarınızı bağlılığınız ve hevesinizle etkilemek için can atıyordunuz.

Ancak belli bir noktadan sonra başarıya gidecek olan bu tutku giderek azaldı. Projelerinizde parlamak yerine, sıkılmış ve ilhamsız bir şekilde zaman geçirmeye başladınız.

Çalışırken kendini böyle hisseden tek kişi, siz değilsiniz. 2014 yılında yapılan bir araştırmadan çıkan rapora göre çalışanların yüzde 51’i, ofiste kendini “etkileşimde” hissetmiyor. Başka bir deyişle, kendilerini işlerine yatırım yaparmış gibi görmüyor ve o işten faydalı şeyler çıkacağına inanmıyorlar. Çalışanların yüzde 17’si ise kendilerini “aktif olarak etkileşimsiz” şeklinde tanımlıyor.

Ancak havluyu atıp pes etmeden önce bilmeniz ve yapmanız gereken bazı şeyler var. Heyecanınızı yeniden alevlendirmenin daha sakin ve dönülebilir yolları da yok değil. Bu 7 taktik, 9-5 rutininize yeniden heyecan katmaya ve iş yerinde daha fazla mutluluk hissetmenize yardımcı olabilir.

1. Günlük rutinlerinizi canlandırın.

Eğer işinize karşı tutkuluysanız, neden daha fazla iş motivasyonunuzu düşürsün ki?

İşte tam da bu düşünce, “iş tasarlama” konsepti arkasında yatan dahiyane fikir. İş tasarlama, işinizin sınırlarını genişletmek için başvurabileceğiniz yeni yöntemleri kapsıyor. Aslında bu, kariyer uzmanlarının uzun zamandır tavsiye ettiği bir kavram. Taze sorumluluklar almak sizi büyümeye ve öğrenmeye zorlar. Bu da motivasyonunuzu fişekleyerek işinizi daha ilginç hale getirebilir.

2. Çalışma programınıza keyfinizi yerine getirecek aktiviteler katın.

Bir ekranın karşısında kambur otururken ya da toplantı odasında çeneniz dirseğinizde pineklerken gününüz ne kadar verimli geçebilir ki? Her şeyden önce bu fiziksel koşullar, vücudunuzun gün içerisinde yeteri kadar oksijen sirkülasyonu sağlamadığının bir işaretidir.

Bilim ise gün arası hareketliliğin ofisteki verimliliğe iyi geldiğini kanıtlamış. 2015 yılında yapılan bir araştırmaya göre 10 hafta boyunca, haftada 3 kez olmak üzere öğle saatlerinde yapılan 30 dakikalık yürüyüş rutini, iş üzerindeki stresi azaltarak rahatlığı artırıyormuş. Bununla birlikte araştırma, iş günü boyunca daha fazla yürümenin, fikir akışına da olumlu etkide bulunduğunu ortaya çıkartmış.

Yarım saatliğine masanızdan ayrılamıyor musunuz? Yöneticinizden ya da takım arkadaşlarınızdan yürüyerek yapabileceğiniz bir toplantı ayarlamak istediğinizi söyleyin. 10 dakikalık bir esneme seansı bile kendinizi daha zinde hissetmenize yardımcı olabilir.

3. Şirketin sağladığı yan hakları sonuna kadar kullanın.

Çalışanların çoğu, yan hakların sağlık sigortasından ve izin günlerinden ibaret olduğunu düşünüyor. Ancak bu, büyük bir hata. Yan haklar, işinizin oldukça büyük bir parçası, sizin de bu haklardan elinizden geldiğince yararlanmanız gerekir.

Bugünlerde sunulan farklı yan haklardan bazıları, değişik sigorta çeşitlerini, spor salonu üyeliklerini, çeşitli biletler üzerinden indirimleri ve emeklilik programlarını da kapsıyor.

Bu avantajlardan yararlanmak, işinize farklı bir bakış açısıyla bakmanıza yardımcı olabilir. Sabah kalkıp gitmek zorunda olduğunuz bir yerden ziyade işinizi, hayatınıza olumlu katkılar sağlayan bir kurum olarak değerlendirmeniz mümkün. Gün içerisinde kendinizi daha tatmin hissetmeniz, işinize olan motivasyonunuzu ve çalışma şevkinizi artırmaya da yardımcı olacaktır.

4. Pozitif bir yaklaşım sergileyin.

Dışarıdan baktığınız zaman dedikodu, iş arkadaşlarınızla bağ kurmanın en etkili yollarından biri olarak gözükür. Üstelik sizinle ilgili olmadığı sürece zararsızdır da, değil mi?

Maalesef dedikodu mantığı bu kadar kolay işlemiyor. Fazla dedikodu, negatif ve adeta zehirleyici bir etki yaratabilir ve duygusal enerjinizi emerek sizi daha kötü bir ruh haline sürükleyebilir.

Her ne kadar dedikodu yapmamak zor olsa da, bu gibi negatif aktivitelerden uzak durmayı çalışın. Ofisteki dedikodu makinesine karşı güçsüz olmadığınızı unutmayın: Son zamanlarda yapılan bir araştırmaya göre dedikoduyu, konuyu değiştirerek ya da olumlu yorumlar yaparak sonlandırabilirsiniz.

5. Masanızı yenileyin.

Masanızın her bir köşesinin dosya ve evraklarla kaplı olmasına rağmen, istediğiniz şeyi anında bulabileceğiniz ile ilgili arkadaşlarınıza hava atıyor olabilirsiniz. Her ne kadar küçük bir dağınıklık, performansınıza olumsuz etki yapmasa da, bu dağınıklık bir yandan motivasyonunuzu köreltebilir. Princeton Üniversitesi’nin yapmış olduğu bir araştırmaya göre aşırı dağınıklık, dikkatiniz ile çatışarak sizi daha verimsiz hale getirir. Beyniniz ne kadar çok görseli filtrelemek zorunda kalırsa, odaklanması da o kadar güçleşir.

Her ne kadar tamamen temiz ve düzenli bir masaya ihtiyacınız olmasa da, gereksiz evrak, kağıt, dosya ve objeleri ortadan kaldırmanız uzmanlar tarafından şiddetle tavsiye edilen bir masa düzeni yöntemidir. Çalışma alanınızı düzene sokmak, beyninizi de düzene sokmaya yardımcı olarak daha konsantre bir biçimde çalışmanıza ön ayak olur.

6. Sorunlu ofis ilişkilerinizi çözün.

Bazen sorun, işin kendisi olmaktan çıkar ve işteki insanlar haline gelir: Bir yanda şikayet edenler, bir yanda delicesine hırslılar, bir yanda dar görüşlüler, bir yanda da dedikoducular… Her gün onlarca farklı kişilik ile boğuştuğunuzu göz önüne alırsanız, mutsuz olduğunuza şaşmamalı.

Eğer iş arkadaşlarınızdan bir tanesi günlük bazda düzenli olarak sizi sıkıntıya sokuyorsa, bu sorunu kendisi ile çözmekten başka yol yoktur. Onu birebir bir konuşmaya davet ederek pozitif ve kibar bir şekilde sorunu çözmeye başlayabilirsiniz. Çoğu zaman bu kişinin canınızı sıktığından haberi yoktur, bu nedenle kendisi de özür dileyip yoluna devam edecektir.

Eğer bu taktik tutmazsa ya da canınızı sıkan kişinin ünvanı sizden yüksekse, bu durumda en doğru yol, yöneticinize başvurmak olacaktır. Seçeceğiniz yöntem ne olursa olsun, olaya çözüm odaklı yaklaşmakta fayda var.

7. İşinizde bir amaç bulun.

Kim bilir, belki de işiniz, başkalarının fazlasıyla ihtiyaç duyduğu yardımı sağlıyordur. Belki kazandığınız para, size ve ailenize daha iyi imkanlar sunuyor, ya da geliştirmek için çok çabaladığınız yeteneklerinizi kullanmanıza imkan tanıyordur. Her ne olursa olsun, en kötü iş bile size gerçek ve anlamlı bir amaç sunan faydalar barındırır. Bunu her daim aklınızda bulundurmak, moralinizi yükseltir ve sizi işinize daha fazla yatırım yapmaya teşvik eder.

Etiketler