İyi Bir Takım ile Harika Bir Takım Arasındaki Beş Fark

İster sporda, ister bir işletmede olsun, bir takımı ‘iyi’den ‘harika’ya götüren faktörlerle ilgili pek çok makale yazıldı. Chicago temelli bir yetenek yönetimi firması olan Vantage Leadership Consulting uzmanları ise, 40 yıllık araştırmaya dayanarak takım performansı üzerine bir çalışma yaptılar.

Vantage’ın ortaklarından Keith Goudy’ye göre yüksek verimli takımların beş ortak özelliği var:

1. Vizyona ve sıradışı hedeflere ulaşmaya bağlılar.

Herkes aynı sayfada mı? Hepimiz bu amaca ulaşmaya kendimizi adadık mı? Harika takımlarda, bireysel hedefler, takımın iyiliği ve çıkarı için kenara konur. Takımlar, takım için en iyisi olanı yaparak kazanacaklarının bilincinde olurlar. Bu A Beautiful Mind filmi ile ünlenen, Nash’in denge oyun teorisi olarak da bilinir.

2. Sonuçların sorumluluklarını paylaşırlar.

Takım, yaptığı işi nasıl görüyor; “bizim çalışmamız” olarak mı, yoksa “şunun ve şunun çalışması” olarak mı? Goudy ve çalışma arkadaşları, takımların inanılmaz derecede yüksek hedefleri olduğu zaman, bireyler arasındaki bariyerlerin kalktığını ve fonksiyonel liderlerden çok işletme sahipleri olarak davrandıklarını ortaya çıkartmış.

Mesela tipik bir takım toplantısında lider, işin farklı açıları üzerine bir rapor ister. Diğerleri konuşurken, insanlar bilgisayarları ve akıllı telefonları ile uğraşır. Bu ortam, konu ortak bir para dilimine geldiğinde değişir. Tam olarak burada, iyi takım, harika bir takıma dönüşür. Goudy, “Herkesin nasiplenebileceği ortak bir hedef yaratılması önemlidir.” diyor.

3. İletişimleri şeffaftır.

Goudy son zamanlarda, rakibi iflas ettikten sonra fiyatlandırma stratejisini fiyatları mevcut seviyelerde tutmaya çeviren bir şirketin takımı ile çalışmış. Ancak takım, pazar payının geri kalanını almaya kalktığında takım lideri rotayı çevirmiş ve bir anda fiyatları artırmış. Her ne kadar bu şirketin nihai amacına fayda sağlasa da, bu ani karar ve zamanlama, takım için işleri kolaylaştırmak yerine zorlaştırmış.

Goudy bu dinamiği, özellikle takım üyelerinin yeteri kadar bilgi almadığı takımlarda görüyor. Bunu çözmek için ise şu soruların sorulmasını tavsiye ediyor:

  • Takımın amaçlarına ulaşabilmesi için doğru yollarla iletişim kuruyor muyuz?
  • Birbirimize nasıl yardımcı olabileceğimizin farkında mıyız?
  • Sıkça birbirimiz ile iletişim kuruyor muyuz?
  • İşlerimizi daha verimli yapabilmek için ihtiyaç duyduğumuz bilgiye erişimimiz var mı?

4. Anlaşmazlıkları yapıcı bir şekilde çözerler.

Eğer ortada bir sorun varsa, takım gerçekten sorunun derinine inip onu çözebiliyor mu? Yüksek performans gösteren takımların anlaşmazlıkları değere dönüştürme gibi muazzam bir yeteneği var.

Mesela Vantage’ın çalıştığı takımlardan biri, en kilit kararları kimin vereceği ile ilgili sıkıntı yaşıyordu. Takım, RACI (Responsibility – Accountability – Consult – Inform) taktiğini kullandı. Bu taktiğe göre her karardan sorumlu biri, kararı yerine getiren biri, karar ile ilgili danışılması gereken biri ve karar alındığından sonra bilgilendirilmesi gereken biri olmalı. Süreç uygulanmaya başladıktan 6 ay sonra takımdaki anlaşmazlıklar çözüldü ve kilit kararlar etrafında daha yapıcı iletişim kurulmaya başlandı.

5. Birbirlerine saygı duyarlar.

Güçlü bir takım yaratmanın merkezinde güven iklimi oluşturmak yatar. Bunun oluşması için ise üyelerin birbirini iyi tanıması gerekir. Bu güven ikliminin büyük bir kısmı, takım lideri tarafından yaratılır.

Örneğin Vantage’ın çalışmış olduğu bir diğer şirket, düzenli olarak yıldan yıla performans artışı gösteren bir şirketti, ancak bireysel üyeler her ne kadar kendi hedeflerine ulaşıyor olsalar da, birbirleri ile bağlılık güdüleri eksikti.

Büyümeyi sürdürmek için bir bütün olarak bir araya gelmeleri gerektiğinin farkına vardıktan sonra başka bir boyutta birbirlerine bağlandılar. Goudy, bunu profesyonel basketbola benzetiyor. Tembel NBA sezonu, playoff’larda ateşli bir savaş halini aldığında bireyler ve takımlar, bambaşka bir düzeyde birleşir ve birbirlerine bağlanırlar. Kısacası şampiyon olmak için, birlikte yürümek gerekir.

Etiketler