Y Kuşağı Sandığınız Kadar Girişimci Olmayabilir

İnternet yeni iş imkanları bolluğu yaratmış olsa da bir şirket kurmak hala fazlasıyla zorlu, zaman isteyen ve pahalı bir şey. Özellikle üniversiteden yeni mezun olanlar için. Haftada 50 saat bir Fortune 200 şirketi için çalışırken bir yandan da üç yıldan fazla ilk işim üzerinde çalıştığım için tecrübeyle sabit. Gecelerimi ve hafta sonlarımı bir blog sayfası, dergi ve birkaç karalamadan oluşan diğer içeriklerimi birer birer inşa ederek geçirdim. Bu aralıksız efor, tam zamanlı işimden elde ettiğim gelirle bir araya geldiğinde bugün olduğum girişimci olmamı sağlamak için yeterliydi.

Fakat birçok işin başarısız olduğu bir gerçek ve girişimciliğin aldatıcı ve popüler cazibesi Y kuşağına ait istihdam piyasasının gerçeklerini yansıtmıyor. Benim jenerasyonumun ne kadar girişimci olduğuna dair sayısız makale yazılırken, veriler bambaşka bir şey söylüyor. Ekonomik ve mental engeller arasında Y kuşağının çoğu kendi işlerini kurmak yerine kurumsal şirketlere akın ediyor.

Facebook kurucusu Mark Zuckerberg, Instagram kurucucu Kevin Systrom, Snapchat kurucusu Evan Spiegel gibi ünlü Y kuşağı girişimcilerinin başarılarını muhtemelen okumuşsunuzdur ancak bunlar unicorn şirketlerin olağanüstü hikayeleri. Sosyal Ağ gibi filmler, Shark Tank ve Silicon Valley gibi diziler girişimci olmanın sadece bir onur nişanı değil aynı zamanda sosyal statü sembolü olduğu algısı yaratıyor. Yaptığınız iş basit bir freelance proje bile olsa, sosyal çevrenizdeki insanlar geleneksel kurumsal kariyer yolunu seçmediğiniz için size hayranlık duyacak.

Bütün bunlar ilham verici olsa bile gerçeği yansıtmıyor. Ortalama bir girişimci ilk işini 40 yaşında kuruyor ve 55 yaşında şirket kuranların sayısı 20 yaş daha genç kuranlardan iki kat daha fazla. Genç insanların iş kurması deneyim ve sermaye eksikliğinden dolayı daha az olası. Bu engeller Y kuşağının kendilerine güvenmelerini ve daha büyükler karşısında şanslarını denemelerini daha da zorlaştırıyor.

Birkaç yıl önce şirketim, Monster.com ile her jenerasyondan çalışanlar arasında bir anket yapmak için ortak oldu. Ankete göre X kuşağının %41’i ve 1946-64 kuşağının %45’i kendilerini girişimci olarak görürken Y kuşağının sadece %32’si böyle düşünüyor. Araştırmanın devamında ise kendi işlerini kurmak isteyen %22’lik orana karşın, Y kuşağının %44’ünün bir şirkette kalmanın kariyerleri için en iyisi olduğuna inandıkları ortaya çıktı. Ankete katılanların yarısına yakını yetersiz mali olanakların girişimci olmalarına engel olduğunu belirtti.

Y kuşağı bir şirket kurmak konusunda hevesli ve optimist olsa da işsizlik, eksik istihdam ve bitmek bilmeyen öğrenim kredisi kriziyle savaşıyor. Üniversitelerin üçte ikisinde girişimcilik programları olmasına rağmen ekonomik problemler bir yük oluşturuyor. Amerikan Nüfus İdaresi, 1980’de aynı yaştaki insanların kazandığına kıyasla genç yetişkinlerin bugün 2 bin dolar daha az kazandığını tahmin ediyor.

Daha da kötüsü, Accenture’un tahminlerine göre Y kuşağının neredeyse yarısı geçtiğimiz yıl yeterli miktarda çalışmadı. Yani daha az saat ve lisanslarıyla örtüşmeyen işlerde çalıştılar. Ve toplam ödenmemiş öğrenci kredisi borcu şu an 1.4 trilyon doların üzerinde, saniyede aşağı yukarı 2 bin 726 dolar artıyor. Bunları göz önünde bulundurduğunuzda Y kuşağının girişimcilikten ziyade hayatta kalmaya ve mali bağımsızlığa odaklı olması şaşırtıcı olmamalı.

2008’deki ekonomik gerilemenin ve gerçek startup deneyimi yetersizliğinin sonucu olarak Y kuşağının çok azı girişimcilik tutkusunun peşinden gidiyor. Amerikan Nüfus İdaresi 2 yıl önce, Y kuşağının %2’sinden daha azının serbest çalıştığını bildirdi. X kuşağı ve 1946-64 kuşağında bu oran 3 katından daha fazla. Y kuşağı bireyleri kariyerlerinde daha fazla deneyim ve ilerleme kaydettiklerinde sürdürülebilir bir şirket kurmak için gerekli sermaye, zeka ve sosyal ağa sahip olacaklar. Ancak bunu şimdi beklemek gerçek dışı.

6 yıldan fazladır serbest çalışan bir Y kuşağı girişimcisi olarak, yeni bir işe başlamanın getirdiği belirsizlik, depresyon ve rekabetin doğruluğunu tasdikleyebilirim. Umudum akranlarımın iş bulmak, deneyim kazanmak, para biriktirmek ve sonra girişimcilik hayallerinin peşinden gitmeye odaklanması. Girişimcilerin sağlıklı bir ekonomi için kritik bir öneme sahip olduklarını düşünüyoruz ancak başarılı iş sahipleri olmak istiyorsak sabırlı olmak zorundayız.

Future Workplace Ortağı ve Araştırma Direktörü Dan Schawbel’in World Economic Forum‘daki yazısından alınmış ve CareerTalks ekibi tarafından Türkçe’ye çevrilmiştir.

Etiketler